Geçtiğimiz son 10 yılda birçok sektörde ve özellikle banka sektöründe konuşulan, Bitcoin sanal para biriminin arkasındaki kayıt tutma teknolojisi “Blockchain” hakkında birkaç haber duymuş olabilirsiniz. İnternette Blockchain teknoloji hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalıştığınızda muhtemelen en sık okuduğunuz yazı “Blockchain belli bir merkezi bulunmayan, dağıtık, halklara açık bir defterdir.”
İyi haber şu ki, Blockchain teknolojisinin anlaşılması bu cümlenin anlaşılmasından daha kolaydır.

Blockchain Nedir?

Peki Blockchain teknolojisi bu kadar karışık bir yapıysa neden ismine “Blok Zinciri” diyoruz? En basit haliyle Blockchain kelimenin tam anlamıyla bir blok zinciridir. Bu bağlamdan yola çıkarak;
Blok: Dijital bir bilgi,
Zincir: Dijital bir bilginin halka açık bir veri tabanında saklanması

Blockchain içerisindeki blokların en önemli üç tane özelliği vardır:

  • Örneğin Amazon üzerinden yaptığınız en son işlemin saatini, dakikasını, tarihini, fiyatını kısacası bilinen bütün bilgileri içerisinde saklar. (NOT: Amazon örnek vermek amaçlı yazılmıştır. Yoksa Amazon Blockchain teknolojini kullanmıyor.)
  • Bloklar internet üzerinde gerçekleşen işlemlere kimlerin katıldığının bilgisini depolar. Amazon’da bir ürüne saçtığınız paralar için bir blok, Amazon.com, Inc. (AMZN) ile birlikte isminizi kaydeder. Bu işlemi yaparken gerçek isminizi kullanmak yerine kullanıcı adına benzer mantıkla çalışan benzersiz bir “dijital imza” kullanarak kaydedilir. Tıpkı kimlik numarası gibi fakat kimlik numarasıyla arasındaki tek fark dijital imzanız sizinle ilgili herhangi bir tanımlayıcı bilgiyi göstermez.
  • Herkesi birbirinden ayıran özellikler vardır. Bu özelliklerin her biri farklı bir blokta depolanır ve bu blokların da her biri benzersiz bir kod olan “hash(karma)” kodu ile kodlanmış şekilde depolanır. Kısacası isminiz, bu bloklarda “Ahmet, Mehmet, Ayşe” şeklinde değil de hash kodları ile şifrelenmiş bir şekilde depolanır. Hash(karma) özel algoritmalar tarafından oluşturulan kriptografik kodlardır. Örneğin Amazon’da yaptığınız her satın alma işlemi aynı görünse de bu işlemler farklı bloklarda farklı hash(karma) kodlarla depolanır.

Gerçek şu ki, gerçek hayatta olay biraz farklı. Bitcoin blok zincirindeki tek bir blok sadece 1 MB’a kadar veri depolayabilir. İşlemlerin megabyte’ına göre blok zincirindeki bir blok tek bir çatı altında binlerce işlem gerçekleştirebilir.

Blockchain Nasıl Çalışır?

Blok zincirindeki bir bloğa yeni veriler depolandığında o blok, zincire eklenir. Blok zinciri adından da anlaşılacağı üzere birbirlerine zincir ile bağlanmış birden fazla bloklardır. Bunlar ile birlikte, bir bloğun blok zincirine eklenebilmesi için dört şartın gerçekleşmiş olması gerekir:

  • Herhangi bir işlem gerçekleşmek zorundadır. Amazon örneği ile devam edelim. Örneğin bir çok satın alma işlemi yaptınız bu satın alma işlemleri sizinle aynı zamanda satın alma işlemi yapan diğer kullanıcıların işlemleri ile birlikte bloklara depolanır. Yani bir işlem yapılmazsa depolayacak veri de olmaz.
  • Gerçekleşen işlemin doğrulanması zorunludur. Satın alma işlemi yapıldıktan sonra o işlemin doğrulanması şarttır. Örneğin Menkul Kıymetler Borsası, Wikipedia ya da şehrinizdeki yerel kütüphane gibi diğer halka açık bilgi kaynaklarında, yeni gelen veriyi denetlemek, doğrulamak için çalışan bir insan vardır. Blokchain’de ise bu durumu insanlar değil bilgisayar ağları yapar. Amazon’dan satın alma işlemi yaptığınız zaman, bu bilgisayar ağları sizin söylediğiniz şekilde işlemin yapıldığını doğrulamak için çalışmaya başlar. Yani işlem saatini, fiyat tutarını, katılımcıları bütün ayrıntılarını doğrular.
  • Gerçekleşen işlemler bir blokta depolanmak zorundadır. Satın alma işleminiz onaylandıktan sonra bütün bu ayrıntılar ile birlikte sizin ve Amazon’un dijital imzası bir blokta depolanır. Bu blok, blok zincirine gidip daha önce bu işlemin aynılarını depolayan milyonlarca bloğa bağlanacak.
  • Bir bloğa hash(karma) kodu verilmek zorundadır. Bir bloğun tüm işlemleri tamamlandıktan sonra o bloğa benzersiz bir kod verilir. Hash(karma) kodu da verildikten sonra blok, blok zincirine katılır.

Son olarak bu blok, blok zincirine eklendikten sonra herkesin görebilmesi için halka açık hale getirilir. Bitcoin’in blok zincirine bakacak olursanız, ne zaman (“Time”), nerede (“Height”) ve kim tarafından (“Relayed By”) blok zincirine eklenmesiyle ilgili bilgileri görebilirsiniz.

Blockchain Özel mi?

İnternete erişimi olan her makine blockchain içeriğini görüntüleyebilir. Eğer isterse “node(düğüm)” olarak blokchain ağına da katılabilir. Aslında node’lar bu sistemin en önemli parçasıdır.

Node: Blockchain ağına bağlanmış makinelerdir.

Bu makineler blockchain ağındaki blokları kopyalar ve diğer makineler ile paylaşır. Kopyalama işlemi blok zincirine her yeni bir blok eklendiğinde güncellenir. Gerçekleşen işlemleri kullanıcının manuel olarak yapmasını gerektiren bir durum yoktur. Kullanıcının yapması gereken tek işlem blockchain yazılımını indirmek ve makinede çalıştırmaktır. Geriye kalan bütün işlemler otomatik olarak yazılım tarafından gerçekleştirilir. Örnek vermek gerekirse kullanıcının kripto para ticareti yapmak için telefonuna yüklediği bir cüzdan uygulaması “hafif node” diye adlandırılan sınıfa girer.

Bununla birlikte Bitcoin (BTC) blok zincirine baktığınızda fark edeceksiniz ki işlem yapan diğer kullanıcıların bilgilerine erişemiyorsunuz. Blockchain teknolojisinde gerçekleşen işlemlerin tamamı anonim olmasa da, işlem yapan kullanıcılar hakkındaki kişisel bilgiler sadece ve sadece kullanıcı adı veya dijital imza ile sınırlıdır.

Peki çok güzel. Fakat bir merkezi olmayan, blokları kimin eklediği belli olmayan blockchain teknolojisine ve onu destekleyen bilgisayar ağına biz nasıl güveneceğiz?

Blockchain Güvenli Mi?

Blockchain teknolojisini güvenli yapan şey ise bir bilginin dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca makineye kopyalanıyor olmasıdır. Eğer herhangi bir bilgisayar korsanı bu bilgilerden birini bile manipüle etmek isterse bunun için bu milyonlarca makineden en az yarısından fazlasına sızmış olması gerekir ki bu durumun gerçekleşmesi imkansıza yakındır. Blockchain teknolojisi hakkında söylenen “bir merkeze bağlı değil” ve “dağıtık sistem” bu sözlerin sebebi bu işlemlerden kaynaklıdır.

Blockchain teknolojisi kendine güven konularını çeşitli şekillerde açıklar. İlk olarak blockchain ağına yeni eklenen bloklar kronolojik sıra ile saklanır. Yani her yeni eklenen blok, blok zincirinin sonuna bağlanır. Eğer Bitcoin (BTC) blokchain ağına bakarsanız her bir bloğun, zincir üzerinde “height (yükseklik)” adı verilen bir konumu olduğunu görürsünüz. Ocak 2020 itibariyle, blokların yüksekliği 616.510’u aşmıştır.

Blockchain ağına yeni bir blok eklendikten sonra bloğun ne içindeki veri değiştirilir ne de içindeki veri silinir. Bunun sebebi hash(karma) diye bahsettiğimiz şifreleme tekniğidir. Hash(karma) kodlar, makineye aktarılan bilgileri sayı ve harf olarak karışık şekilde bir dizine dönüştüren matematik işlemleridir. Olur da blokların içerisindeki veri herhangi bir şekilde değiştirilirse, hash(karma) kodlar da değişir.

Şöyle bir örnek ile özetleyelim.

Varsayalım ki bir hacker, Amazon’dan gerçekleştirdiğiniz işlemi düzenlemeye çalışıyor. Yapmış olduğunuz işlemin tutarını, ya da herhangi bir bilgisini değiştirir değiştirmez blok içerisindeki karma da anında değişecektir. Bu işlemin sonucunda hackerın düzenlemiş olduğu veri başka bir blokta depolanacak ve sizin işleminizi depolayan bloğun arkasına bağlanır. Hacker, izlerini örtmek için bir güncelleme daha yapması gerekecek ama her yeni güncelleme de hash(karma) değişeceği için o blokta diğer bloğun arkasında yerini alacak. Böyle sürüp gider.

Blockchain ağındaki bir bloğu değiştirmek için, bir hackerın blockchain ağındaki bütün blokları değiştirmesi gerekir ki tüm bu karmaları yeniden hesaplamak oldukça büyük ve olanaksız hesaplama gücü gerektirir. Sonuç olarak blok zincirine katılan blokların değiştirilmesi ve silinmesi imkansıza yakındır.

Güven sorununu çözmek için blockchain ağları, bu ağa katılmak isteyen makineler için testler uygulamaya başladı. Blockchain ağları bu testlere “Consensus Models (Konsensüs Modelleri)” adını verdi. Kullanıcılar blockchain ağına katılmadan önce kendilerini kanıtlamaları gerekir. Bitcoin (BTC) tarafından kullanılan en yaygın testlerden biri de “Proof of work (İş kanıtı)”

Proof of work system

Proof of work system diye adlandırılan testte bilgisayarlar, onlara verilen karmaşık matematik işlemlerini çözerek çalıştıklarını kanıtlarlar. Bilgisayar bu karmaşık matematik problemlerinden birini çözerse blockchain ağına katılıp blok eklemeye uygun hale gelir. Fakat blok zincirine blok ekleme işlemi, yani kripto para birimi ile ilgilenen insanların “mining (madencilik)” dediği şey, sanıldığı kadar kolay değil. Çünkü Bitcoin (BTC) ağında bu matematik problemlerinden birini çözme ihtimali, 2020’nin Ocak ayında 15.5 trilyonda bir idi. Karmaşık matematik problemlerini bu oranlarda hızla çözmek için, bilgisayarların büyük miktarlarda güç ve enerjiye ihtiyaçları vardır.

(İş kanıtı) bilgisayar korsanlarının saldırılarını imkansız hale getirmez. Fakat onları işe yaramaz hale getirir. Eğer bir bilgisayar korsanı blok zincirini kontrol altına almak isterse blockchain ağındaki bütün bilgilerin %50’sinden daha fazlasını kontrol etmesi gerekir. Bitcoin (BTC) blockchain ağındaki muazzam büyüklük göz önüne alındığında bir bilgisayar korsanının bu büyüklüğü göze alıp bu işe girişmesi boşa kürek çekmekten öteye gitmez.

Blockchain ve Bitcoin

Blockchain’in temel amacı dijital bilgileri depolamak ve depolanan bu bilgileri node’lar ile dağıtmaktır. Fakat düzenlenmesine hiçbir şekilde izin vermemektir. Blockchain teknolojisinin nasıl çalıştığını öğrenmeden başımıza sarmak, sonrasında büyük sıkıntılar getirebilir. O yüzden gelin blok zinciri teknolojisinin nasıl çalıştığına bakalım.

Blockchain teknolojisi ilk olarak Stuart Haber ve W. Scott Stornetta tarafından 1991 yılında ortaya çıkartılmıştır. Bu iki araştırmacının asıl istekleri bir belgenin üzerindeki bilgilerin kurcalanamadığı sistem oluşturmaktı. Ancak blockchain teknolojisinin gerçek dünyada ilk kullanıldığı zaman Ocak 2009’da çıkan Bitcoin (BTC) ile olmuştur. Bu tarihten önceki yirmi yıl hiçbir yerde kullanılmamıştır.

Bitcoin (BTC) protokolü blockchain teknolojisi üzerine inşa edilmiştir. Bitcoin’in sahte yaratıcısı olan Satoshi Nakamoto, dijital para birimini tanıtan araştırma makalesinde “alışverişte güvenilir bir üçüncü taraf olmadan sadece eşler arasında gerçekleşecek elektronik nakit sistemi” olarak nitelendirmiştir.

Nasıl Çalışır?

Dünyanın dört bir yanında Bitcoin (BTC) ticareti yapan milyonlarca insanlar var. Farz edelim Bitcoin(BTC) ticareti yapan bu milyonlarca insandan sadece birisi bitcoinlerini yiyeceklere harcamak istiyor. Blockchain teknolojisi burada devreye giriyor.

  1. Bildiğiniz üzere basılı paralar genellikle bir banka veya hükümet tarafından merkezi bir otorite ile düzenlenir ve doğrulanır. Ancak Bitcoin(BTC) kimse tarafından kontrol edilmez. Bunun yerine doğrulama işlemleri blockchain ağında olan diğer bilgisayarlar tarafından yapılır. Dağıtık sistem denilen şey aslında budur.

  2. Herhangi bir kişi bitcoin ile bir ödeme yaptığında, Bitcoin(BTC) Blockchain ağındaki bütün bilgisayarlar(node) işlemi doğrulamak için yarışır. Bunu gerçekleştirmek için, kullanıcılar bilgisayarlarında bir yazılım çalıştırır ve bu bilgisayarlar “hash(karma)” adı verilen karmaşık matematik problemlerini çözmeye çalışır. Bilgisayar blok zincirindeki bir bloğu hash(karma) ile çözdüğünde, algoritmik çalışması da bloğun işlemlerini doğrulamış olur. İşlemler yukarıda anlattığımız gibi gerçekleşir. Tamamlanan işlemler halka açık olacak şekilde kaydedilir ve blok zincirinde bir blok olarak diğer blokların arkasına eklenir. Artık bu noktadan sonra değiştirilemez. Bitcoin olsun ya da diğer çoğu blok zincirinde, blokları başarılı bir şekilde doğruladığı için kripto paralar ile ödüllendirilirler. Bu işleme ise “mining(madencilik)” denir.

  3. İşlemler blok zincirinde halka açık olarak tutulmasına rağmen, kullanıcının kişisel verileri ya tam olarak kayıtlı değil ya da tam değil. Bitcoin Blockchain ağında işlem yapabilmek için kullanıcılar “wallet(cüzdan)” adı verilen bir program çalıştırmaları gerekir. Her cüzdan iki farklı ve benzersiz bir şifleme ile tutulan anahtara sahiptir: genel anahtar, özel anahtar. Genel anahtar, işlemlerinizin gerçekleştiği yerdir. Burada kripto para ticareti yaparsınız. Bu aynı zamanda blockchain defteri üzerinde kullanıcının dijital imzası olarak görünen anahtardır.

  4. Bir kullanıcı, genel anahtarına bitcoin cinsinden bir kripto para ödemesi alsa bile, özel anahtarı ile çekim işlemi yapamaz. Bir kullanıcının genel anahtarı, karmaşık bir matematik algoritmasıyla oluşturulan özel anahtarının kısaltılmış halidir. Bununla birlikte, denklemin karmaşıklığı nedeniyle, işlemi tersine çevirmek ve genel bir anahtardan özel bir anahtar oluşturmak neredeyse imkansızdır. Bu sebeplerden ötürü blockchain teknolojisi gizli olarak kabul edilir.

Blockchain’in Pratik Uygulaması

Blok zincirindeki bloklar, parasal işlemler ile alakalı verileri depolar. Fakat blockchain’in aslında sadece parasal işlemler için değil diğer işlem türleri için de veri depolamanın oldukça güvenilir bir yolunun olduğu ortaya çıkıyor. Diğer işlemlere örnek vermek gerekirse:

  • Mülk satın alımlarıyla ilgili verileri depolamak,
  • Tedarikteki üçüncü aracıları ortadan kaldırmak,
  • Cumhurbaşkanlığı seçimleri, genel seçimler, yerel seçimler olmak üzere bir çok seçimde oyları depolamak için kullanılması muhtemel.

Deloitte (yaklaşık 140 ülkede, 700 ofiste, çalışmakta olan 151,250 çalışanı ile dünyanın en büyük muhasebe, denetim, vergi ve yönetim danışmanlığı hizmeti sunan uluslararası firmalarından biridir.) geçtiğimiz günlerde blockchain teknolojisini ticari faaliyetlerine entegre etmek için yaklaşık 7 ülkede 1000’den fazla şirketi inceledi. Açıklanan anket verilerine göre bugün %34 oranında firmanın blockchain teknolojisini kullandığı ve %41 oranında firmanın da önümüzdeki 1 yıl içerisinde blockchain teknolojisine geçeceğini gösterdi. Buna ek olarak, açıklanan ankete katılan firmaların yaklaşık % 40’ı önümüzdeki 1 yıl içerisinde blockchain teknolojisine 5 milyon dolardan fazla yatırım yapacaklarını belirtti. Bu günlerde blockchain teknolojisi ile ismi yan yana gelen sektörlerden bazıları:

Banka Sektörü İle Kullanımı

Belki de hiç bir sektör banka sektörü kadar blockchain teknolojisini bu kadar faydalı kullanamayacak. Bankalar haftada beş saat çalışırlar. Bunun anlamı Cuma günü saat 18:00’da para transferi yapmaya çalışırsanız bu işleminiz gerçekleşmeyecektir ve Pazartesi sabahını beklemeniz gerekecek. İşlemlerinizi banka çalışma saatleri içerisinde bile yapsanız yoğunluktan dolayı işleminizin doğrulanması ve gerçekleşmesi için uzun zamanlar beklemeniz gerekebilir. Öte yandan blockchain teknolojisi asla uyumaz.

Blockchain teknolojisini bankalara entegre ettiğiniz zaman haftanın her günü ve her saati işlemleriniz 10 dakika gibi kısa bir sürede gerçekleşecektir. Aynı zamanda blockchain teknolojisini kullanan bankalar, kurumlar arasında çok daha hızlı ve güvenli bir şekilde para transferi yapabilme olanağına da sahiptir. Örnek vermek gerekirse hisse senedi ticareti yapılırken geçekleşecek işlemler üç güne kadar uzayabilir. Bu süre zarfında para ve hisse dondurulur.

Transferi yapılacak miktarın büyüklüğü göze alındığında, paranın taşındığı birkaç gün bile bankalar için önemli maliyetlere ve risklere neden olabilir. Blockchain teknolojisini kullanmaya başladıktan sonra Avrupa bankası olan Santander, yılda yaklaşık 20 milyar dolar tasarruf etti. Fransız danışman Capgemini ise blockchain tabanlı uygulamalar kullanan tüketicilerin her yıl bankacılık ve sigorta ücretlerinden 16 milyar dolara kadar tasarruf edebileceğini tahmin ediyor.

Kripto Paralar İle Kullanılması

Blockchain teknolojisi, Bitcoin (BTC), Etherium (ETH) gibi kripto para birimlerinin temelini oluşturur. Daha önce de bahsettiğimiz gibi ABD doları, Türk Lirası gibi para birimleri genellikle bir banka veya hükümeti olan merkezi bir otorite tarafından düzenlenir ve doğrulanır. Teknik olarak merkezi otorite sistemi alında, her kullanıcının verileri ve para birimi bankaların ve hükümetin elindedir. Bir kullanıcının bankası iflas ederse ki dünyada örnekleri var ya da kararsız bir hükümeti olan ülkede yaşıyorsa, para biriminin değeri risk altındadır. İşte tam olarak bu endişeler Bitcoin gibi diğer kripto para birimlerinin doğuşudur

Gerçekleşen işlemler bir bilgisayar ağına yayılarak bir merkeze ihtiyaç duymadan çalışmaktadır. Bu olay sadece riski azaltmak ile kalmaz aynı zamanda işlem ve işlem ücretlerinin çoğunu ortadan kaldırır

Sağlık Sektörü İle Kullanımı

Sağlık hizmeti sunucuları, hastaların tıbbi kayıtlarını güveni bir şekilde saklamak için blockchain teknolojisinden faydalanabilirler. Herhangi bir tıbbi kayıt okunduğunda ya da imzalandığında blok zincirine yazılabilir, bu işlem ile hastalara kaydın değiştirilemeyeceğine dair kanıt ve güven sağlar. Bu kişisel sağlık kayıtları özel anahtar ile blok zincirinde kodlanabilir ve saklanabilir, böylece sadece belirli kişiler bu verilere ulaşabilir ve gizlilik sağlanır.

Mülk Kayıtları İle Kullanımı

Daha önce Kayıt Ofislerinin içerisinde vakit geçirdiyseniz, mülkiyet haklarını kaydetme işlemlerinin ne kadar zorlu ve bir o kadar da verimsiz olduğunu bileceksiniz. Bugün, yerel kayıt bürolarındaki devlet çalışanına fiziksel bir tapu teslim edilmelidir. O personel ise ülkenin merkezi veri tabanına ve genel endeksine manuel olarak girecektir. Mülkiyet anlaşmazlığı durumunda ise mülkle alakalı talepler genel endeks ile bir karara varılmalıdır

Tüm bu süreçler sadece zaman ve para kaybı değil aynı zamanda arada işlem yapan insanların yaptığı hatalar ile doludur. Blockchain teknolojisi ile yerel bir kayıt ofisinde belge tarama ve fiziksel dosyaları izleme ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Mülk sahipliği blockchain teknolojisi ile saklanır ve doğrulanırsa, taraflar tapularının güvende olduğuna inanabilirler.

Akıllı Sözleşmeler İle Kullanımı

Akıllı sözleşmeler altında belirtilen koşullar gerçekleştiği zaman otomatik olarak çalışırlar. Farz edelim, size akıllı sözleşme kullanarak dairemi kiralıyorum. Güvenlik depozitonuzu ödediğiniz anda size dairenin kapı kodunu vermeyi kabul ediyorum. İkimiz de anlaşmamızı akıllı sözleşmeye göndeririz, bu da sözleşmemi kiraladığınız tarihte otomatik olarak kapı kodumu güvenlik teminatınız için değiştirir. Kapı kodunu kiralama tarihine kadar size kodu göndermezsem akıllı sözleşme, güvenlik depozitonuzu iade eder. Bu, noter veya üçüncü taraf ara bulucu kullanımı ile birlikte verilen ücretleri ortadan kaldırır.

Tedarik Zinciri Kullanımı

Tedarikçiler, satın aldıkları ürünleri kaydetmek için blockchain teknolojisi kullanabilirler. Bu, şirketlerin “Organik”, “Yerel” ve “Adil Ticaret” gibi sağlık ve etik kuralları ile birlikte ürünlerinin orijinalliğini doğrulamasına olanak tanır.

Forbes ( iki haftada bir yayınlanan iş dergisidir) tarafından bildirildiği gibi, gıda endüstrisi, çiftlikten kullanıcıya yolculuk boyunca gıdaların yolunu ve güvenliğini daha fazla izlemek için blockchain teknolojisi kullanımına geçiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz